Torbeşlerin Türkiye ve Avrupa'daki Diasporası: Göç, Yerleşim ve Entegrasyon
Balkanların dağlık ve izole bölgelerinde (özellikle Kuzey Makedonya'nın batı kesimlerinde) asırlardır yaşayan Torbeşlerin tarihi, yirminci yüzyılda yaşanan büyük göç dalgalarıyla yeniden şekillenmiştir. Başta 1950'li yıllarda Yugoslavya'dan Türkiye'ye yönelik gerçekleşen kitlesel ve siyasi göçler olmak üzere, daha sonraları Avrupa'ya yönelen ekonomik göçler (kurbetçilik), günümüzde anavatandan çok daha büyük bir "Torbeş Diasporası"nın oluşmasına zemin hazırlamıştır.[1]
Türkiye'ye Göç Dalgaları ve Temel Motivasyonlar
Torbeşlerin Türkiye'ye ilk göçleri 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi (93 Harbi) ve 1912-1913 Balkan Savaşları sonrasında yaşanan katliamlar ve toprak kayıplarıyla başlamış olsa da, asıl büyük kopuş İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanmıştır.[2]
Komünist Yugoslavya döneminde "Toprak Reformu" adı altında asırlık arazilerine el konulması, dini ibadetlerin kısıtlanması ve Slav (Makedon) milliyetçiliğinin artan asimilasyon baskısı, topluluğu göçe zorlayan ana itici güçler olmuştur.[2] Anadilleri Makedonca olmasına rağmen kendilerini "Müslüman ve Türk" olarak tanımlayan Torbeşler, 1952 yılında Türkiye ile Yugoslavya arasında imzalanan "Serbest Göç Antlaşması" sonrasında kitleler halinde anavatan olarak gördükleri Türkiye'ye akın etmişlerdir.[1, 2]
İzmir: Torbeş Diasporasının Kalbi
Türkiye'ye gelen Torbeşler; Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Manisa, Bursa ve İstanbul gibi farklı illere yerleşmiş olsalar da, diasporanın en yoğun nüfuslu ve en örgütlü olduğu şehir açık ara farkla İzmir olmuştur.[2] İzmir içindeki yerleşimler, Makedonya'da geride bırakılan köylere ve bölgelere göre mahalle mahalle ayrışmış durumdadır:
- Karşıyaka ve Çiğli (Yukarı Vranofçalılar): Köprülü (Veles) yakılarındaki tamamı Melami dervişlerinden oluşan Yukarı Vranofça (Gorno Vranovci) köyünün 3.600 kişilik nüfusunun neredeyse tamamı ile komşu Melnitsa köyünden 820 kişi 1950'lerde İzmir'e göç etmiştir.[2] 1989 verilerine göre İzmir'de 7.331 Vranofçalı yaşamaktadır.[2] Bu kitle ağırlıklı olarak Karşıyaka ve Çiğli ilçelerindeki Nergiz, Dedebaşı, İmbat, Goncalar, Örnekköy ve Şemikler mahallelerine yerleşmiştir.[2] Sadece Reka bölgesindeki Velebrdo köyünden gelen 150 ailenin Çiğli'de bir arada yaşadığı bilinmektedir.[2]
- Çamdibi (Yıldırım Bayezid Mahallesi): Bu mahallenin başından ortasına kadar uzanan kesimde, ağırlıklı olarak Koçana, Üsküp ve Ustrumca (Strumica) bölgelerinden göç etmiş Torbeş/Türkbaş aileler yoğunlaşmıştır.[2]
- Rıfat Paşa Mahallesi: Mahallenin önemli bir kısmı ülkenin doğusundaki Delçevo bölgesinden gelen göçmen gruplarına ev sahipliği yapmaktadır.[2]
- Barbaros Mahallesi: Debre ve Ohri dolaylarından kopup gelen Torbeşler bu mahalleyi mesken tutmuştur.[2]
- Altındağ: Gostivar ve Polog vadisi çevresinden gelen göçmenler ağırlıklı olarak Altındağ bölgesine yerleşmişlerdir.[2]
Bursa, Kırklareli ve Diğer İller
İzmir'den sonra en çok tercih edilen şehirlerden biri Bursa olmuştur. Özellikle 1970'li yıllarda Bursa'nın Orhangazi ilçesindeki nüfusun neredeyse üçte birinin Makedonya göçmenlerinden (aralarında yoğun Torbeş nüfusunun da bulunduğu) oluştuğu kayıtlara geçmiştir.[3] Ayrıca 1990 yılı tespitlerine göre Kırklareli merkezde Yukarı Vranofça çıkışlı onlarca hane yaşamaktadır.[2]
Türkiye'de Entegrasyon, Dil Bariyeri ve Uyum
Türkiye'ye ilk ayak bastıklarında birinci kuşak Torbeş göçmenlerin en büyük sorunu dil bariyeriydi. Anadilleri olarak Reka/Makedon lehçesini konuşan ve hiç Türkçe bilmeyen bu kitle, başlangıçta yerli halk tarafından "yabancı" olarak algılanma endişesi yaşamıştır.[1, 2] Ancak Torbeşler, bazı diğer Balkan azınlıklarının (örneğin Arnavutların veya Boşnakların) aksine ayrı bir etnik azınlık statüsü talep etmeyi kesinlikle reddetmişlerdir.[2]
Onlar için kimliğin sacayağı; "Göçmenlik, Müslümanlık ve Türklük" olmuştur. Türkçe bilmemeyi tarihsel bir zorunluluk olarak görmüş, ancak hissiyat olarak Türk-İslam medeniyetine ait olduklarını savunmuşlardır.[4] Çocuklarını devlet okullarına göndererek ve yerel halkla kaynaşarak dillerini (Makedoncayı) inançları uğruna unutmayı göze almışlar; ikinci ve üçüncü kuşak itibarıyla Türk toplumuyla tam anlamıyla asimile olmuş ve sorunsuz bir şekilde bütünleşmişlerdir.[2, 4]
Avrupa Diasporası ve "Kurbet" (Gurbetçilik) Kültürü
Torbeş diasporasının ikinci büyük ayağı Batı Avrupa'dır. Dağlık Balkan coğrafyasının zorlu tarım şartları, Torbeş erkeklerini yüzyıllardır "Kurbet" (gurbetçilik) adı verilen ekonomik göçe zorlamıştır.[2] Osmanlı döneminde Edirne ve İstanbul'a çalışmaya giden kurbetçiler, 1960'lardan itibaren başta Almanya, İtalya ve İsviçre olmak üzere Batı Avrupa ülkelerine yönelmişlerdir.[2, 5]
- Mesleki Uzmanlaşma: Avrupa'ya giden Torbeşler genellikle ata meslekleri olan duvar ustalığı (inşaatçılık), lokantacılık, pastacılık, dondurmacılık ve tatlıcılık sektörlerinde ün salmışlar ve Avrupa'da ciddi ticari başarılar elde etmişlerdir.[2]
- Transnasyonal Ağlar: Avrupa diasporasındaki Torbeşler, hem Kuzey Makedonya'daki (Jupa, Reka, Kırçova) köyleriyle hem de Türkiye'deki (İzmir) akrabalarıyla bağlarını asla koparmamışlardır. Öyle ki, sosyolojik bir gerçeklik olarak "İzmir'de yaşayan her Vranofçalı ailenin mutlaka Almanya'da yaşayan yakın bir akrabası vardır."[2]
Sonuç olarak; bugün Kuzey Makedonya'daki asıl nüfuslarından çok daha fazlası Türkiye ve Avrupa'da yaşayan Torbeş diasporası, bir yandan geleneksel dayanışmasını, iş ahlakını ve aidiyetini korurken, diğer yandan yaşadıkları ülkelerin ekonomik ve sosyal yapısına çok büyük katkılar sunan görünmez ama güçlü bir köprü işlevi görmektedir.
Kaynakça
- [1] Pehlivan, B. (2023). Torbeşlerin Kökeni Üzerine Bir İnceleme: Yukarı Vranofça Örneği. TSBS Bildiriler Dergisi, Oku Okut Yayınları, 3(2), 103-106.
- [2] Dikici, A. (2008). Kaybolan Bir Topluluk: Torbeşler. İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü (Dergipark), s. 124-135.
- [3] Uludağ Üniversitesi Akademik Arşiv. Bursa ve Orhangazi'de Balkan Göçmenleri İncelemesi.
- [4] Kure Ansiklopedi. Torbeşler: Dil, Din ve Kültürel Yapı.
- [5] Bielenin-Lenczowska, K. (2008). The Torbeshes of Macedonia: Religious and National Identity Questions of Macedonian-Speaking Muslims. Journal of Muslim Minority Affairs.