İçeriğe atla

Torbeşlerde Doğa ve Bahar Bayramları (Letnik ve Erdelez)

Torbeşler sitesinden
Bu sayfa, çeviri için işaretlenmemiş değişiklik içeriyor.

Giriş

Torbeşlerin yaşadığı Reka, Jupa, Golo Brdo ve Gora gibi bölgeler, Balkan coğrafyasının en sarp ve iklimin en çetin olduğu dağlık alanlardır. Bu zorlu coğrafyada kışın bitip doğanın uyanması, salt bir mevsim geçişi değil; biyolojik hayatta kalmanın, tarımsal üretimin başlamasının ve sürülerin dağ otlaklarına çıkarılmasının müjdecisidir.[1]

Torbeş kültürel belleğinde takvim, İslami Ay takviminin yanı sıra, doğanın döngüsüne dayalı geleneksel Güneş takvimine göre işler. Bu takvimin temel köşe taşları olan Letnik (1 Mart) ve Erdelez/Hıdırellez (6 Mayıs), İslam öncesi Balkan-Pagan (İlirya, Trak, Slav) inançları ile yerel Hristiyanlık (Bogomil/Ortodoks) miraslarının İslami bir kimlikle sentezlenerek (senkretizm) günümüze taşınmış halidir.[2]

Letnik (1 Mart): Baharın İlk Müjdecisi

Balkanlar'da "Martenitsa" veya "Ojak" adıyla da bilinen, ancak Torbeşler ve Makedon dilli diğer Müslüman gruplar arasında Letnik (yazın habercisi) olarak adlandırılan 1 Mart, uyanışın ilk aşamasıdır.

Martinka (Kırmızı ve Beyazın Gücü): Letnik gününün en ikonik ritüeli, kırmızı ve beyaz yün iplerin birbirine sarılmasıyla yapılan "Martinka" adlı bilekliklerdir.

  • Sembolizm: Kırmızı renk kanı, canı, sağlığı ve güneşi; beyaz renk ise saflığı, uzun ömrü ve eriyen karı temsil eder. Bu iki rengin birleşimi, yaşam enerjisinin uyanışını sembolize eder.
  • Uygulama: 1 Mart sabahı anneler, çocukları uyanmadan önce bu ipleri onların bileklerine, kötülüklerden ve kem gözlerden (nazardan) koruması inancıyla bağlarlar. Sadece çocuklara değil; bereket getirmesi için evlerin kapı tokmaklarına, yeni doğmuş kuzuların boyunlarına ve meyve ağaçlarının dallarına da asılır.[3]
  • Ritüelin Sonu: Martinkalar, baharın kesin olarak geldiğini kanıtlayan ilk kırlangıç veya leylek görülene kadar bilekte kalır. Göçmen kuşlar görüldüğünde, ip bilekten çıkarılarak meyve veren bir ağacın dalına veya bir gül fidanına "dilek tutularak" bağlanır.

Erdelez / Gjurgjovden (6 Mayıs): Büyük Uyanış

Ortodoks takvimindeki Aziz Yorgi (Saint George) gününün, Balkan Müslümanları tarafından "Erdelez" veya "Hıdırellez" adıyla kutlanması, Torbeş kültüründeki en büyük doğa bayramıdır. 6 Mayıs, kışın (Kasım günleri) kesin olarak bittiği, yazın (Hızır günleri) başladığı ve sürülerin yaylalara (bačilo) çıkarıldığı gündür.

Zelenilo (Yeşillendirme ve Bereket Transferi): 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece veya arife sabahı yapılan "Zelenilo" (Yeşillendirme) ritüeli, doğanın bereketini (animistik yaşam gücünü) haneye taşıma işlemidir.

  • Köyün gençleri ve kadınları ormana giderek taze söğüt dalları, sarmaşıklar, meşe yaprakları ve çeşitli kır çiçekleri toplarlar.
  • Toplanan bu taze yeşillikler evlerin ana kapılarına, pencerelere, ahırların girişlerine ve hatta traktörlere asılır.[4] Buradaki felsefe, ormandaki uyanışın ve diriliğin sirayet (bulaşma) yoluyla eve ve hayvanlara aktarılmasıdır.

Su ve Arınma Ritüelleri: Suyun arındırıcı gücü, Erdelez sabahının merkezindedir. 6 Mayıs sabahı güneş doğmadan uyanılır. Geceden toplanan ve içlerine "Zdravec" (turnagagası / sardunya türü şifalı bir ot) ve çeşitli yeşillikler atılmış, gece boyunca ay ışığı altında bekletilmiş "sessiz su" (bakraçlarda konuşulmadan taşınan su) ile yüzler yıkanır. Bu suyla yüz yıkamanın, kişiyi yıl boyunca hastalıklardan, cilt sorunlarından ve nazardan koruyacağına inanılır.

Toplumsal Piknik ve Kurban: Erdelez günü köyde çalışma yapılmaz (özellikle tarlaya gidilmez). Köy halkı, su kenarlarındaki mesire alanlarında veya ulu ağaçların altında toplanır. Varlıklı aileler veya adak adayanlar baharın ilk kuzusunu kurban keserler. Davullar zurnalar eşliğinde Teshkoto halayları çekilir, gençler arasında güç gösterisi (güreş) ve salıncak sallanma gibi şenlikler düzenlenir. Salıncakta sallanmanın, mahsullerin boy atmasını ve havaya yükselmesini sembolize eden eski bir tarım ritüeli olduğu düşünülmektedir.[5]

Din ve Doğa Arasındaki İnce Çizgi

Birçok dış gözlemci, sıkı Müslüman olan Torbeşlerin Hristiyan/Pagan kökenli bu bayramları kutlamasını şaşkınlıkla karşılar. Ancak Torbeş kültürel belleğinde Erdelez, Hristiyan bir azizi anmak değil, İslami figürler olan Hızır ve İlyas peygamberlerin yeryüzünde (bir gül ağacının dibinde) buluştuğu gün olarak kodlanmıştır.[2] Ritüeller esnasında kilise ilahileri değil, Türkçe veya Makedonca İslami dualar (bismillah, salavat) okunur. Bu durum, Torbeşlerin eski kültürlerini terk etmeden onu yeni dinlerinin (İslam) içinde nasıl muazzam bir şekilde erittiklerinin en güzel kanıtıdır.

Günümüzde ve Diasporada Durum

Doğa bayramları, doğayla doğrudan temas gerektirdiği için maalesef şehirleşmeden en olumsuz etkilenen geleneklerin başında gelir. Günümüzde Türkiye'ye (Bursa, İzmir, Manisa) göç etmiş Torbeş diasporasında, büyükşehir hayatının betonlaşmış yapısı nedeniyle ormandan yeşillik toplama (Zelenilo) veya sessiz suyla yüz yıkama gibi ritüeller büyük oranda unutulmuştur. Bunun yerine Erdelez/Hıdırellez, daha çok derneklerin düzenlediği "Bahar Şenlikleri" ve piknik organizasyonlarına dönüşmüş, bireysel ve mistik anlamını yitirerek seküler bir eğlence aracı halini almaya başlamıştır. Buna karşın, Reka ve Jupa'daki köylerde bu ritüeller yaşlı kuşaklar tarafından hala bir inanç meselesi olarak titizlikle sürdürülmektedir.

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  • [1] Vukanović, T. P. (1989). Etnogeneza južnih Slovena, Vranje. (Balkan coğrafyasında tarım ve hayvancılık takvimi).
  • [2] Elsie, R. (2001). A Dictionary of Albanian Religion, Mythology and Folk Culture, Hurst & Company. (Balkan Müslümanları arasında senkretizm ve Aziz Yorgi/Hıdırellez dönüşümü).
  • [3] Antonijević, D. (1971). Obredi i običaji balkanskih stočara, Beograd: SANU.
  • [4] Palikruševa, G. (1980). Etnografski procesi kaj Torbešite vo Reka, Skopje: MANU, s. 128-135.
  • [5] Kaser, K. (2008). Patriarchy After Patriarchy: Gender Relations in Turkey and in the Balkans, LIT Verlag. (Kırsal Balkan toplumlarında bahar ritüellerinin sosyolojik analizi).