Mustafa Kemal Atatürk'ün Soy Ağacı ve Kocacık-Torbeş Bağlantısı
Atatürk'ün baba soyunun dayandığı yerleşim yeri olan Kocacık (Kodžadžik), günümüzde Kuzey Makedonya'nın Batı kesiminde yer alan ve tarihi olarak Torbeşlerin en yoğun yaşadığı havzalardan biri olan Merkez Jupa (Župa) sınırları içerisindedir. Baba soyunun yüzyıllar boyunca bu sarp Torbeş coğrafyasında yaşamış olması; "Evlâd-ı Fâtihân" olan Yörükler ile bölgenin otokton (yerli) Müslüman halkı Torbeşler arasında kaçınılmaz, derin ve çok katmanlı bir sosyolojik, genetik ve kültürel kaynaşmayı (entegrasyonu) beraberinde getirmiştir.[1]
Baba Soyu: Kocacık Yörükleri ve İskân Politikası
Mustafa Kemal'in babası Ali Rıza Efendi'nin soyu, 14. yüzyılın sonları ve 15. yüzyılda Anadolu'dan (özellikle Aydın, Söke ve Konya yörelerinden) Makedonya'ya göç ettirilen "Kızıl Oğuz" (veya Naldöken) Yörüklerine dayanır.
Osmanlı İmparatorluğu'nun "Sürgün ve İskân" metodu, sıradan bir nüfus transferi değildi. İmparatorluk, Balkanlar'daki stratejik dağ geçitlerini, Arnavut ve Slav isyancılara karşı güvence altına almak için bu savaşçı, konar-göçer Türkmen boylarını sarp bölgelere "derbentçi" (geçit koruyucusu) olarak yerleştirmiştir.[2] Ali Rıza Efendi'nin dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi'nin doğup büyüdüğü Kocacık köyü de, Debre'ye giden stratejik yolları tutmak amacıyla yüksek bir rakıma (Jupa dağlarına) kurulmuş tipik bir Yörük-Müslüman ileri karakoluydu.
Kocacık Havzası ve Torbeşlerle Ortak Yaşam
Kocacık köyünün etno-coğrafi konumu, Atatürk'ün atalarının nasıl bir sosyal çevrede yaşadığını anlamak için kilit öneme sahiptir. Kocacık; Novak, Broštica (Broştitsa), Golem Papradnik, Balanci ve Elevci gibi asırlık Torbeş köyleriyle kelimenin tam anlamıyla iç içe geçmiş bir durumdadır.
Bu dar dağ havzasında, Yörükler ve Torbeşler arasında 400 yıl boyunca muazzam bir sosyolojik etkileşim yaşanmıştır:
Kız Alıp Verme (Karma Evlilikler): Balkanlar'daki kırsal topluluklar genellikle kendi içlerinde evlenmeyi (endogami) tercih etseler de, İslam fıkhı ve ortak inanç bu kuralı esnetmiştir. Sarp dağlarda Hristiyan köylerle evlilik kesinlikle yasak (haram) olduğundan, Kocacık'taki Müslüman Türkler ile komşu Torbeş köyleri arasında yüzyıllar boyunca yoğun bir kız alıp verme (eksogami) süreci yaşanmıştır.[3] Bu durum, bölgedeki Yörük ve Torbeş ailelerin genetik haritalarının ve aile ağaçlarının birbirine sıkı sıkıya düğümlenmesine neden olmuştur.
Dilsel Simbiyoz (Ortak Yaşam): Jupa bölgesinde Torbeş lehçesi (Naşinski) ile Osmanlı Türkçesi aynı pazar yerlerinde, aynı cami avlularında yankılanmıştır. Torbeş dili, yüzlerce Türkçe kelime (Turcizmi) ile zenginleşirken; bu bölgede yaşayan Yörük aileleri de ticaret yapabilmek ve komşuluk ilişkilerini sürdürebilmek için Torbeşlerin Slav lehçesini (Makedonca) öğrenmişlerdir.
Mutfak ve Folklor: Torbeş Mutfağı'nın sac altında pişen pitaları, kurutulmuş etleri (pastrma) ve süt ürünlerine dayalı dağ kültürü, Kocacık Yörüklerinin de ev içi pratiklerini şekillendirmiştir.
Göçün Nedenleri: Selanik'e İniş
Ali Rıza Efendi'nin ailesi (Kızıl Hafız Ahmet Efendi ve oğulları), 1830'lu yıllarda köklü yurtları olan Kocacık'ı terk ederek Selanik'e göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göçün arkasında yatan temel sosyolojik neden, Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'daki merkezi otoritesinin (Pax Ottomana) zayıflamasıdır.[4]
yüzyılda dağlık bölgelerde asayiş tamamen bozulmuş, dışarıdan gelen silahlı Arnavut çetelerinin (kaçakların) ve Hristiyan komitacıların sivil Müslüman köylerine (hem Türklere hem Torbeşlere) yönelik yağma ve baskınları artmıştır. Can ve mal güvenliği kalmayan, tarım ve ticareti durma noktasına gelen birçok aile, Jupa'nın sarp dağlarından inerek imparatorluğun en güvenli, modern ve kozmopolit liman şehri olan Selanik'e sığınmıştır.
Anne Soyu: Langaza ve Konyar Yörükleri
Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım'ın kökleri ise, yine iskan politikasıyla Fatih Sultan Mehmet döneminde Karaman ve Konya yöresinden Balkanlar'a aktarılan "Konyarlar" (Karamanlı Yörükleri) grubuna dayanır.[2]
Zübeyde Hanım'ın ailesi (Sofuzadeler), Selanik yakınlarındaki Langaza (Langadas) ile Sarıgöl ve Vodina bölgelerinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan, dini inançlarına son derece bağlı, muhafazakâr bir Türkmen ailesidir. Atatürk'ün anne tarafı daha ovalık alanlarda yaşadığı için, baba tarafının Jupa (Kocacık) dağlarında Torbeşlerle yaşadığı o yoğun ve izole etno-kültürel sentezden ziyade, Selanik'in kozmopolit yapısına daha yakın bir profil çizmiştir.
Atatürk'ün Vizyonu ve Türkiye'deki Torbeş Diasporası
Mustafa Kemal Atatürk'ün genetik kodlarında taşıdığı bu "Balkan (Rumeli) Müslümanı" mirası, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken ortaya koyduğu ulus ve vatandaşlık tanımını doğrudan etkilemiştir.
Atatürk, milliyetçiliği kafatasına (biyolojik ırka) veya salt anadile indirgememiş; "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" diyerek, siyasi ve kültürel bir aidiyet tanımı yapmıştır. Atatürk'ün ve kurucu kadronun (çoğu Balkan kökenli subayların) bu birleştirici vizyonu, 1950'li yıllarda Yugoslavya'dan kopup dalgalar halinde Anadolu'ya sığınan on binlerce Torbeş ailesinin Türkiye'de hiçbir yabancılık çekmemesini sağlamıştır.[5]
Bugün Bursa, İzmir ve İstanbul'da yaşayan "Nashinci" (Torbeş) diasporası, dilleri Slavca (Makedonca) kökenli olmasına rağmen, Kocacık'ta atalarının Yörüklerle kurduğu o tarihi "din ve kader ortaklığı" sayesinde Cumhuriyet değerlerine ve Türk-İslam kimliğine en sıkı sarılan toplumsal grupların başında gelmektedir.
Kocacık Anı Evi
Günümüzde Kuzey Makedonya Devleti ve TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) işbirliğiyle, Jupa'ya bağlı Kocacık köyünde Kızıl Hafız Ahmet Efendi'nin evinin bulunduğu alana aslına uygun bir Kocacık Anı Evi inşa edilmiştir. Bu müze, sadece Türkiye'den gelen Türklerin değil, bölgedeki Torbeş halkının da büyük bir aidiyetle koruduğu ve rehberliğini üstlendiği ortak bir kültürel hafıza merkezidir.
Ayrıca Bakınız
Osmanlı'nın Balkanlara Yerleştirdiği Türkler ile Torbeşlerin İlişkisi
Reka Bölgesi ve Merkez Jupa
Makedonya Dışındaki Torbeşler ve İsimlendirmeler (Türkiye Diasporası)
Kaynakça
[1] Güler, A. (1999). Atatürk'ün Soyu: Kocacık Yörükleri ve Konyarlar, Atatürk Araştırma Merkezi. (Ali Rıza Efendi'nin ve Zübeyde Hanım'ın şeceresi ve iskan belgeleri).
[2] Halaçoğlu, Y. (1996). XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun İskân Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi, Türk Tarih Kurumu. (Kızıl Oğuz ve Konyar boylarının analizi).
[3] Limanoski, N. (1993). Islamizacijata i etničkite promeni vo Makedonija, Skopje: Makedonska kniga. (Jupa havzasındaki Torbeş ve Yörük etkileşimi, evlilik pratikleri).
[4] Mango, A. (2000). Atatürk: The Biography of the Founder of Modern Turkey, Overlook Press. (Selanik'e göçün sosyo-politik nedenleri).
[5] Dikici, A. (2008). Balkanlarda Unutulmuş Bir Müslüman Topluluk: Torbeşler, Akademik İncelemeler Dergisi, Cilt 3, Sayı 2. (Torbeşlerin Türkiye'ye adaptasyon ve entegrasyon süreçleri).