Yunanistan'daki Pomak Yerleşimleri ve Batı Trakya
Giriş
Yunanistan sınırları içerisinde yaşayan Pomaklar, ağırlıklı olarak Batı Trakya (Batı Trakya Türk Azınlığı) coğrafyasında, Rodop Dağları'nın güney yamaçlarında hayatlarını sürdüren, anadili Pomakça (Güney Slav lehçesi) olan Sünni Müslüman bir topluluktur.[1]
Lozan Barış Antlaşması (1923) ile Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesinden muaf tutulan bu topluluk, Yunanistan devleti tarafından resmi olarak "Müslüman Azınlık" şemsiyesi altında değerlendirilmektedir. Batı Trakya'da yerel halkın "Balkan Kolu" veya "Yaka" olarak adlandırdığı sarp dağlık alanlarda yaşayan Pomaklar, yüzyıllar süren coğrafi ve siyasi izolasyon sayesinde geleneksel dokularını, dillerini ve kapalı sosyolojik yapılarını Balkanlar'daki diğer akraba topluluklara (örneğin Torbeşler ve Goraniler) kıyasla çok daha bozulmadan günümüze taşımışlardır.[2]
Coğrafi Dağılım ve Demografi
Yunanistan'daki Pomak köyleri, idari olarak Doğu Makedonya ve Trakya bölgesindeki üç ana ilde (İskeçe, Rodop ve Meriç) yoğunlaşmıştır. Nüfusun en yoğun, kültürün ise en baskın olduğu merkez İskeçe'nin dağlık (kuzey) kesimleridir.
1. İskeçe (Xanthi) Bölgesi: Yunanistan Pomaklarının kalbidir. İskeçe'nin kuzeyinde, Bulgaristan sınırına doğru uzanan vadilerde onlarca büyük Pomak yerleşimi bulunur. Bu köyler demografik olarak oldukça kalabalıktır ve ekonomik dayanışma son derece yüksektir.
2. Rodop / Gümülcine (Komotini) Bölgesi: İskeçe'den sonra Pomak köylerinin en yoğun olduğu ikinci bölgedir. Buradaki Pomak köyleri genellikle ova Türk köyleriyle daha fazla etkileşim halindedir. Dağlık Rodop köylerinin (Yaka köyleri) büyük bölümü bu gruba girer.
3. Meriç / Dedeağaç (Evros) Bölgesi: Batı Trakya'nın en doğusunda yer alan bu bölgedeki (özellikle Seymenli/Roussa, Derbent/Derio gibi köyler) Pomak nüfusu daha azdır. Ancak bu bölge, Sünni Pomakların yanı sıra Bektaşi/Kızılbaş Pomakların da yaşadığı, cemevlerinin ve tarihi tekkelerin bulunduğu eşsiz bir dini/kültürel havzadır.[3]
Önemli Pomak Yerleşimleri ve Özellikleri
Batı Trakya'daki Pomak köyleri, genellikle sarp yamaçlara kurulmuş amfiteatr görünümlü taş evleri ve çok minareli büyük camileriyle dikkat çeker. Öne çıkan bazı sembol yerleşimler şunlardır:
- Şahin (Echinos): İskeçe bölgesinin en büyük ve en meşhur Pomak kasabasıdır. Tarihsel direnişleri, büyük ve gösterişli camisi, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı yapısıyla "Pomakların kültürel başkenti" olarak kabul edilir. Geleneksel kıyafetlerin yaşlı kadınlar tarafından sokakta halen giyildiği, ekonomik olarak çok dinamik bir merkezdir.
- Mustafçova (Myki): İskeçe'nin dağlık kolundaki köylerin idari (belediye) merkezidir. Dar vadilere kurulmuş, mimari dokusu iyi korunmuş, Pomak dili ve kültürünün en canlı yaşandığı köylerin başında gelir.
- Ketenlik (Kentavros) ve Gökçepınar (Glavki): Nüfusları binlerle ifade edilen bu büyük köyler, hem eğitim seviyelerinin yüksekliği hem de gurbetçi (Almanya vb.) nüfuslarının köyle olan güçlü ekonomik bağlarıyla bilinir.
- Ilıca (Thermes): Bulgaristan sınırının sıfır noktasında bulunan, şifalı sıcak su kaynakları ve kaplıcalarıyla ünlü, tarihi dokusunu koruyan bir sınır yerleşimidir.
- Kozluca (Kotyli) ve Demircik (Dimario): Daha yüksek rakımlı, tütüncülüğün ve hayvancılığın en zorlu şartlarda yapıldığı izole köylerdir.
Soğuk Savaş ve "Yasak Bölge" (Epitiromeni Zoni) Pratiği
Yunanistan'daki Pomakları sosyolojik olarak anlamak için, 1953'ten 1995 yılına kadar uygulanan insanlık dışı "Gözetim/Yasak Bölge" (Zoni Asfaleias / Epitiromeni Zoni) politikasını bilmek şarttır.
Soğuk Savaş döneminde, komünist Bulgaristan ile sınırı olan bu dağlık Pomak köyleri, Yunan devleti tarafından askeri güvenlik gerekçesiyle bir tür "açık hava hapishanesine" dönüştürülmüştür. Bu köylerin girişine bariyerler (bara) kurulmuş ve silahlı askerler yerleştirilmiştir.[2]
- İzolasyon: Yasak bölge içindeki bir Pomak köylüsünün İskeçe veya Gümülcine şehir merkezine inmesi, hastaneye gitmesi veya ticaret yapması özel "askeri izin belgelerine" tabi tutulmuştur. Aynı şekilde ovadaki Türklerin veya dışarıdan birinin bu köylere girmesi de yasaklanmıştır.
- Sonuçları: Bu uygulama 1995 yılında kaldırılana kadar Pomak köylerini ekonomik olarak on yıllarca geriye götürmüş, eğitim ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakmıştır. Ancak büyük bir tarihsel ironi olarak; bu izolasyon, asimilasyonu engellemiş, Pomak dilinin, geleneksel kıyafetlerin ve doğa ritüellerinin bozulmadan bir cam fanus içinde günümüze kadar korunmasını sağlamıştır.[4]
Yunan Kimlik Politikaları: "Böl ve Yönet"
Batı Trakya'daki Pomak köyleri, Yunanistan ve Türkiye arasındaki azınlık politikalarının en büyük savaş alanıdır. Yunanistan devleti, bölgedeki Türk-Müslüman azınlığın bütünlüğünü kırmak ve demografik gücünü zayıflatmak amacıyla uzun yıllar boyunca "Böl ve Yönet" politikası uygulamıştır.[5] Yunan tezi, Pomakları Türklerden ayrı, köken olarak "İslamlaşmış Antik Yunanlılar veya Traklar" olarak tanımlamaya çalışmış; hatta okullarda Türkçeyi yasaklayarak Yunan harfleriyle yazılmış yapay "Pomakça" kitaplar basarak ayrı bir "Pomak Ulusu" yaratmayı denemiştir.
Ancak Pomaklar, bu devlet destekli kimlik mühendisliğine karşı büyük bir direnç göstermiştir. Tıpkı Torbeşlerin "Türk-İslam" dairesine bağlılığı gibi, Batı Trakya Pomakları da kendilerini "Batı Trakya Türk-Müslüman Azınlığı"nın ayrılmaz bir parçası olarak görmüşlerdir. Eğitimde, cami hutbelerinde ve dışarıya karşı siyasette Türkçeyi ortak üst kimlik dili olarak kabul etmiş, ancak evlerinde ve kendi aralarında kadim Pomakçayı konuşmaya devam etmişlerdir.[1]
Ekonomi ve Tütün Kültürü
Yunanistan Pomaklarının sosyo-ekonomik hayatı yüzyıllar boyunca "Basma (Yaka) Tütünü" üzerine kurulmuştur. Dünyanın en kaliteli oryantal (şark) tütünlerinden biri olan basma tütünü, sadece bu sarp ve susuz dağ yamaçlarında yetişir. Tüm ailenin (özellikle kadınların ve çocukların) yazın kavurucu sıcağında tarlalarda yaprak yaprak işlediği bu tütün kültürü, Pomakların dayanışmasını ve çalışma ahlakını şekillendirmiştir. Günümüzde tütün kotalarının düşmesi ve ekonomik krizler nedeniyle bu köylerden Almanya'ya, Hollanda'ya ve Yunanistan'ın gemi tersanelerine büyük çaplı bir Peçelba (işçi göçü) yaşanmıştır.
Kaynakça
- [1] Karpat, K. H. (2001). The Politicization of Islam: Reconstructing Identity, State, Faith, and Community in the Late Ottoman State, Oxford University Press.
- [2] Oran, B. (1993). Türk-Yunan İlişkilerinde Batı Trakya Sorunu, Bilgi Yayınevi. (Yasak Bölge uygulamaları ve asimilasyon).
- [3] Karagiannis, E. (1997). Zur Ethnizität der Pomaken Bulgariens ve Yunanistan Karşılaştırması, Münster. (Sınır boylarındaki inanç sistemleri).
- [4] Eminov, A. (1997). Turkish and Other Muslim Minorities in the Balkans, Routledge. (Pomaklara yönelik Yunan kimlik politikaları).
- [5] Kaser, K. (2008). Patriarchy After Patriarchy, LIT Verlag. (Balkan kolu tütün işçiliği ve aile yapısı).