Torbeşlerde Kurşun Dökme, Batıl İnançlar ve Şifa Gelenekleri
Balkanların zorlu coğrafyasında, özellikle Kuzey Makedonya'nın Reka, Jupa ve Kırçova gibi dağlık bölgelerinde yaşamlarını sürdüren Torbeşler (Makedonca konuşan Müslümanlar), modern tıbbın ulaşamadığı yüzyıllar boyunca hastalıklarla ve ruhsal sıkıntılarla baş edebilmek için zengin bir "halk hekimliği" ve şifa kültürü geliştirmişlerdir.[1]
Torbeş şifa geleneklerinin temelinde; hastalıkların sadece fiziksel değil, aynı zamanda görünmeyen kötücül güçlerin, kem gözlerin (nazarın) ve ruhsal dengesizliklerin bir sonucu olduğu inancı yatar.[2] Bu nedenle tedavi yöntemleri de hem bitkisel (farmakolojik) hem de büyüsel-dini (ritüelistik) uygulamaları bir arada barındırır. Bu kültür, Orta Asya'daki kadim Türk-Şaman (Kam) inançlarının İslamiyet'in tasavvufi ve tevekkül anlayışıyla harmanlanmış eşsiz bir Balkan sentezidir.[3]
Nazar İnancı ve Koruyucu Tılsımlar
Torbeş toplumunda "nazar" (kem göz) inancı son derece güçlüdür. Kimi insanların bakışlarındaki negatif enerjinin, özellikle yeni doğan bebeklere, güzel kadınlara, sağlıklı hayvanlara ve bereketli tarlalara zarar verdiğine inanılır.[4] Nazardan korunmak için İslamiyet'in etkisiyle bebeklerin beşiklerine muska ve cevşen asılması yaygın bir uygulamadır.[1]
Bununla birlikte, Reka bölgesindeki (örneğin Mogorçe/Mogorče köyü) Torbeş köylerinde eski animist inançların bir yansıması olarak doğadaki güçlü hayvanların töz (koruyucu ruh) olarak kullanıldığı görülmektedir. Bebeği nazardan ve görünmez varlıklardan korumak için beşiğine; porsuk (yazoveç) derisinden bir parça, köstebek ayağı (kırtineç) veya yarasa (krapka) kemiği asılması yöreye has çok otantik bir korunma yöntemidir.[1] Hayvanların doğadaki gizemli güçlerinin, bebeği görünmez tehlikelere karşı bir kalkan gibi koruyacağına inanılır.
Şifanın ve Arınmanın Sembolü: Kurşun Dökme Ritüeli
Bir kişiye nazar değdiğinde, aniden hastalandığında, sebepsiz bir korku, uyku bozukluğu veya kâbuslar (ruhsal bunalım) yaşadığında başvurulan en temel ve nihai şifa ritüeli "Kurşun Dökmek"tir.[2, 4]
Kurşun dökme işlemi, rastgele biri tarafından yapılamaz. Bu işlemi ancak "Ocaklı" veya "İzinli" (el almış) olarak adlandırılan, genellikle köyün saygıdeğer, tecrübeli ve yaşlı kadınları yapabilir.[3, 5] Kurşun dökme ritüeli şu aşamalardan oluşur:
- Hazırlık: Hasta olan kişi sandalyeye veya yere oturtulur. Başının üzerine geniş bir bez veya tülbent gerilir.
- Eritme ve Dökme: Ocaklı kadın, cezve içerisinde bir parça külçe kurşunu ateşte tamamen eriyene kadar ısıtır. Hastanın başının üzerinde tutulan su dolu bakır veya madeni bir tasın içine, erimiş kurşun aniden dökülür.[2, 4]
- Sıçrama ve Şekil Okuma: Kurşun soğuk suyla temas ettiğinde büyük bir cızırtı çıkararak katılaşır. Bu sesin, kötü ruhları ve korkuyu kaçırdığına inanılır. Ocaklı kadın, kurşunun suda aldığı şekilleri (fal gibi) yorumlar. Kurşunda dikensi ve sivri çıkıntılar varsa nazarın çok şiddetli olduğu; kurşun temiz, yuvarlak ve pürüzsüz çıkmışsa hastanın iyileşmeye başladığı müjdelenir.[4]
- Arınma: Ritüel sırasında mutlaka Felak, Nas, İhlas ve Ayet-el Kürsi gibi koruyucu sureler okunur.[4] Son olarak, kurşunun döküldüğü "şifalı sudan" hastaya üç yudum içirilir ve suyun kalanı hastanın yüzüne, ellerine veya evin eşiklerine serpilerek arınma tamamlanır.[2]
Ocaklılık ve "El Verme" Geleneği
Torbeşlerde şifacılık yeteneği nesilden nesile aktarılan kutsal bir mirastır. Şifa dağıtan ailelere "Ocak" denir.[3, 5] Bu kavram, eski Türk inançlarındaki ateş ve atalar kültüyle doğrudan bağlantılıdır.[5]
Bir kadının kurşun dökebilmesi veya şifa verebilmesi için mutlaka kendinden önceki bir ocaklıdan (genellikle annesinden veya kayınvalidesinden) "el alması" yani icazet/izin alması gerekir.[3, 5] El verme ritüeli, şifacının yaşlandığında elindeki bu manevi gücü ve nefesi, temiz kalpli ve inançlı gördüğü genç bir aile ferdine dualarla devretmesi işlemidir. Bu hiyerarşik yapı, şifacılığın rastgele bir büyücülük değil, saygın bir toplumsal kurum olmasını sağlamıştır.[5]
Ateş, Su Kültü ve Reka Yöresinin Üç Çeşme Ritüeli
Torbeş şifa geleneklerinde suyun arındırıcılığı ve ateşin temizleyiciliği (alazlama) başroldedir. Reka (Mavrova ve Rostuşe) yöresindeki Torbeş köylerinde hastalanan veya nazar değen çocuklar için uygulanan özel bir ritüel, su ve bitki kültünün muazzam bir birleşimidir:
Mogorçe köyünde uygulanan geleneğe göre; nazar değen çocuk için köydeki üç farklı çeşmeden su alınır. Kesilmiş ulu bir ağacın kovuğundan kahverengi, süngerimsi özel bir mantar (ağaç mantarı) toplanır ve bu mantar kutsiyet kazanması için bir gece köyün camisinde bekletilir.[1] Ertesi gün, üç çeşmeden alınan suyun içine bu mantar ve ocaktan alınan üç adet sönmüş kor (ateş/kömür) atılır.[1] Yaşlı (ocaklı) kadın, mantarı suyun içinde sıkarak elinden dirseğine doğru akan bu suyu bir kaşıkla toplar ve şifa duaları eşliğinde hasta çocuğa içirir.[1] Bu uygulama, doğanın ve kutsal mekânın enerjisinin hastaya aktarılmasını sembolize eder.
Bitkisel Şifa ve Bahar Adetleri
Büyüsel ve ritüelistik tedavilerin yanı sıra, yörenin zengin florası Torbeş halk hekimliğinin temelini oluşturur. Isırgan otu (Urtica), ıhlamur (Tilia), sarı kantaron (Hypericum) ve kuzukulağı (Rumex) gibi bitkiler kurutularak kış aylarında çay, merhem ve lapa olarak kullanılır.[6]
Ayrıca baharın gelişinin kutlandığı Hıdırellez (Gürgevden/Letnik) döneminde, ağaçların uyanan kambiyumları toplanır; evlerin kapıları, hane halkına sağlık ve dayanıklılık getirmesi inancıyla kızılcık (Cornus mas) ve söğüt (Salix) dallarıyla süslenir.[6]
Kısacası Torbeşlerde şifa bulmak; sadece bedenin bir otla tedavi edilmesi değil, hastanın ruhunun, ailesinin, inancının ve içinde yaşadığı dağlık doğanın yeniden birbiriyle uyumlu (ahenkli) hale getirilmesi sürecidir.
Kaynakça
- [1] Albayrak, K. (2006). Makedonya Türkleri Arasında Geleneksel İnanmalar ve Korunma Yöntemleri. İSAM Veri Tabanı.
- [2] Kültür Portalı. Kurşun Dökme - Karabük, Anadolu Şifa Gelenekleri. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı.
- [3] Arslan, F. (2012). Halk Hekimliğinde Ocaklık ve El Verme Geleneği. Mahder Dergisi.
- [4] Sağlık ve Medeniyet. Türk Halk Tababetinde Şifanın Sembolleri: Kurşun Dökme Ritüeli.
- [5] Pala, M. (2020). Şifa Ocakları Geleneği ve Atalar Kültü. Manisa Denge.
- [6] Pieroni, A. ve diğerleri (2013). Folk Botanical Knowledge of the Reka Valley. Journal of Ethnobiology and Ethnomedicine.