İçeriğe atla

Torbeşler ve Arnavutlar Arasındaki Sosyal İlişkiler

Torbeşler sitesinden
Bu sayfa, çeviri için işaretlenmemiş değişiklik içeriyor.

Giriş

Batı Makedonya (Reka, Jupa, Gostivar, Kalkandelen) ve Doğu Arnavutluk (Golo Brdo, Gora) hattında yüzyıllardır iç içe veya yan yana yaşayan Torbeşler ve Arnavutlar arasındaki sosyal ilişkiler, Balkan sosyolojisinin en özgün çalışma alanlarından biridir.

Farklı etnik kökenlere ve dil ailelerine (Torbeşler Slav dil ailesinden Makedonca/Reka lehçesi konuşurken, Arnavutlar Hint-Avrupa dil ailesinin izole bir kolu olan Arnavutça konuşur) sahip olmalarına rağmen, her iki topluluğu birbirine kenetleyen en güçlü bağ İslamiyet (Sünni ve Sufi gelenek) olmuştur.[1] Bu ilişki, tarihsel süreçte büyük bir dayanışma ve ortak yaşam kültürü doğurmuş olsa da; özellikle 20. yüzyılda yükselen milliyetçilik akımları ve demografik baskılar nedeniyle zaman zaman asimilasyon (Arnavutlaşma) endişelerini de beraberinde getirmiştir.

Osmanlı Dönemi: "Millet" Sistemi ve Din Kardeşliği

Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'ı yönetirken kullandığı "Millet Sistemi", etnik kökene veya dile değil, dini aidiyete dayanıyordu. Bu sistem altında Torbeşler, Arnavutlar, Boşnaklar ve Türkler aynı "İslam Milleti" (Ümmet) şemsiyesi altında değerlendirildi.

  • Ortak Yaşam ve Dayanışma: Torbeşler ve Arnavutlar asırlar boyunca aynı camilerde ibadet etmiş, aynı medreselerde eğitim görmüş ve Osmanlı ordusunda Hristiyan Balkan devletlerine karşı aynı saflarda savaşmışlardır. Özellikle 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında Balkan Savaşları sırasındaki Sırp ve Bulgar çetelerinin baskınlarına karşı iki topluluk köylerini ortaklaşa savunmuştur.[2]
  • Ticari Etkileşim: Peçelba (gurbetçilik) kültürü her iki grupta da yaygındır. Debre ve Kalkandelen gibi ticaret merkezlerinde kurulan panayırlarda (pazar yerleri) ekonomik etkileşim en üst düzeyde yaşanmıştır.

Dil, İki Dillilik (Bilingualizm) ve Arnavutlaşma

Torbeş-Arnavut ilişkilerindeki en kritik sosyolojik fay hattı "dil" ve bu dilin yarattığı asimilasyon (Arnavutlaşma - Albanization) baskısıdır.

Arnavutların demografik olarak çoğunlukta olduğu Kalkandelen (Tetovo), Gostivar, Struga ve Debre gibi bölgelerde Torbeşler, sosyal hayata, ticarete ve dini kurumlara entegre olabilmek için tarih boyunca Arnavutçayı ikinci bir dil olarak öğrenmişlerdir (İki dillilik).

  • Dini Kurumların Etkisi: Makedonya'daki İslami Dini Birliği'nin (İslam Birliği) yönetim kadrolarında ve medreselerde Arnavutların ağırlıkta olması, hutbelerin ve dini eğitimin genellikle Arnavutça (veya geçmişte Türkçe) verilmesine neden olmuştur. Bu durum, Torbeş köylerinde Arnavutçanın prestijli bir "din ve eğitim dili" olarak algılanmasına yol açmıştır.[3]
  • Asimilasyon Süreci: Dilsel etkileşim, bazı bölgelerde tamamen kimlik değişimine neden olmuştur. Örneğin, Gostivar ve Kalkandelen'in bazı dağ köylerinde, köken olarak Torbeş (Makedon dilli Müslüman) olan aileler, zamanla anadillerini terk ederek tamamen Arnavutça konuşmaya başlamış ve birkaç nesil içinde kendilerini etnik olarak "Arnavut" olarak tanımlar hale gelmişlerdir.[2] Torbeş aydınları ve siyasetçileri, bu durumu topluluğun kültürel hafızasına yönelik en büyük tehditlerden biri olarak görmektedir.

Evlilikler ve Akrabalık Bağları (Karma Evlilikler)

Balkanlar'da geleneksel olarak gruplar arası evlilikler (eksogami) çok nadirdir; köyler kendi içlerinde evlenmeyi (endogami) tercih eder. Ancak Torbeşler ve Arnavutlar arasındaki evlilikler, Ortodoks Makedonlarla olan ilişkilere kıyasla her zaman çok daha yaygın olmuştur.

  • Dini Uyumluluk: İslam fıkhına göre Müslüman bir erkeğin Müslüman bir kadınla evlenmesi esas olduğundan, bir Torbeş ile bir Arnavut'un evliliğinde dini bir engel yoktur. Özellikle göç (peçelba) nedeniyle köylerde genç nüfusun azaldığı dönemlerde komşu Arnavut köyleriyle kız alıp verme işlemleri sıklaşmıştır.[4]
  • Dilin Evdeki Rolü: Ataerkil (patriyarkal) Balkan kültürünün bir kuralı olarak, gelin hangi köye veya aileye giderse o evin dilini öğrenmek ve çocuklarını o dille büyütmek zorundadır. Arnavut bir aileye gelin giden Torbeş kadının çocukları Arnavutça; Torbeş bir aileye gelen Arnavut gelinin çocukları ise Makedonca (Reka lehçesi) öğrenerek büyümüştür.

Modern Siyaset ve İhtilaflar: Kuzey Makedonya Örneği

Yugoslavya'nın dağılması ve Kuzey Makedonya'nın bağımsızlığını kazanmasının ardından (özellikle 2001 yılındaki Ohri Çerçeve Antlaşması sonrası), ülkede siyasi haklar "etnik kotalar" üzerinden dağıtılmaya başlanmıştır. Bu durum, Torbeşleri Makedonlar ve Arnavutlar arasında politik bir arafta bırakmıştır.[5]

  • Ortak Siyasi Hareketler: Müslüman azınlıkların hakları, başörtüsü serbestisi, helal gıda ve cami inşaları gibi konularda Torbeşler genellikle Arnavut siyasi partileriyle (DUI, BESA vb.) aynı çizgide durmuş ve ittifak yapmışlardır.
  • Kimlik İhtilafı (Torbeş Şartı): Arnavut siyasi hareketleri, Torbeşleri siyasi güçlerini artırmak için zaman zaman kendi şemsiyeleri altında "Arnavut" veya "asimile olmuş Arnavutlar" olarak gösterme eğiliminde olmuştur. Buna tepki olarak, kimliklerinin yok sayıldığını düşünen Torbeşler 2011 yılında "Torbeş Şartı"nı (Torbesh Charter) yayınlayarak; kendilerini ne Ortodoks Makedonların ne de Arnavutların bir alt dalı olarak görmediklerini, ayrı bir etno-kültürel Müslüman topluluk olduklarını tüm dünyaya ilan etmişlerdir.[3]

Türkiye Diasporasında Durum

1950'li yıllardan itibaren "Serbest Göçmenlik Anlaşmaları" ile Türkiye'ye (özellikle Bursa, İzmir, Manisa, İstanbul) göç eden Torbeşler ve Arnavutlar, Türkiye'de "Rumeli Göçmeni" veya "Evlad-ı Fatihan" üst kimliği altında muazzam bir şekilde kaynaşmışlardır.[4] Anavatandaki siyasi ve dilsel gerilimler diasporaya taşınmamıştır. Türkiye'de aynı mahalleleri paylaşan, aynı Rumeli derneklerinde yöneticilik yapan ve çocuklarını birbirleriyle evlendiren bu iki topluluk, anadilleri yavaş yavaş Türkçeye evrilirken ortak Balkan kültürünü (halaylar, börekler, müzikler) bir dayanışma unsuru olarak yaşatmaya devam etmektedir.

Sonuç

Torbeşler ve Arnavutlar arasındaki sosyal ilişkiler; cami avlusunda kardeş, pazar yerinde ortak, kız alıp vermede hısım, ancak nüfus sayımlarında ve kimlik inşasında zaman zaman rakip olan iki komşu halkın hikayesidir. Bu ilişki, Balkanlar'da dinin birleştirici gücü ile dilin/etnisitenin ayrıştırıcı gücü arasındaki bitmeyen mücadelenin en canlı örneğidir.

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  • [1] Limanoski, N. (1993). Islamizacijata i etničkite promeni vo Makedonija, Skopje: Makedonska kniga.
  • [2] Kaser, K. (2008). Patriarchy After Patriarchy: Gender Relations in Turkey and in the Balkans, LIT Verlag. (Balkanlar'da karma evlilikler ve dil geçişleri).
  • [3] Friedman, V. A. (1996). Observing the Observers: Language, Ethnicity, and Power in the 1994 Macedonian Census and Beyond, Toward Comprehensive Peace in Southeast Europe, Twentieth Century Fund.
  • [4] Dikici, A. (2008). Balkanlarda Unutulmuş Bir Müslüman Topluluk: Torbeşler, Akademik İncelemeler Dergisi, Cilt 3, Sayı 2.
  • [5] Babuna, A. (2004). The Bosnian Muslims and Albanians: Islam and Nationalism, Nationalities Papers, Vol 32, No 2. (Balkan Müslümanlarının etnik siyaseti ve etkileşimleri).