İçeriğe atla

Torbeşçe (Naşinci) Atasözleri ve Bilmeceler

Torbeşler sitesinden

Balkanların sarp ve izole dağ köylerinde, uzun kış gecelerinde soba başlarında toplanan Torbeş (Makedonca konuşan Müslümanlar) halkı, kültürel hafızasını ve kimliğini yaşatabilmek için sözlü edebiyata büyük bir önem atfetmiştir. Yazılı kaynakların sınırlı olduğu bu coğrafyada; hayat felsefesi, ahlaki değerler ve doğa gözlemleri nesilden nesile "atasözleri" (poslovici) ve "bilmeceler" (gatanki) aracılığıyla aktarılmıştır.

Torbeşlerin kendilerini ve dillerini tanımlamak için sıklıkla kullandıkları "Naşinci" (Bizimkiler / Bize ait olan) kavramı, onların sözlü kültüründe de kendini gösterir. Slav (Makedon) dilinin arkaik formları (Reka lehçesi) ile Osmanlı-Türk medeniyetinin İslamî terimlerinin harmanlandığı bu dil, Torbeş atasözlerine ve bilmecelerine eşsiz bir kültürel renk katmıştır.

Naşinci Atasözleri (Poslovici) ve Hayat Felsefesi

Torbeş atasözleri, günlük yaşamın bir yansıması olarak insan ilişkilerini, tarım ve hayvancılıktaki tecrübeleri, evlilik hayatını ve inanç dünyasını özetleyen kısa ama vurucu sözlerdir. İlginçtir ki, Anadolu'da ve Türk dünyasında kullanılan pek çok atasözü, kelimesi kelimesine yerel Slav-Makedon lehçesine çevrilerek (veya Türkçenin yerel ağızlarıyla harmanlanarak) Torbeş köylerinde de kullanılmaktadır. Vrapçişte, Merkez Jupa, Rostuşe ve Kocacık gibi yörelerden derlenen bazı karakteristik atasözleri şunlardır:

  • "Çocuk aglamase anasi emzırmes."

(Ağlamayan çocuğa meme vermezler.) Hak aramanın ve kendini ifade etmenin önemini anlatan en yaygın özdeyişlerden biridir.

  • "Ekmek açın kırılır bi kerek em atık birleşmes."

(Kırılan ekmek bir daha yapışmaz/birleşmez.) İnsan kalbinin veya güvenin bir kez kırıldığında eski haline dönmeyeceğini, ekmek gibi kutsal bir nimet üzerinden anlatan derin bir sözdür.

  • "Armudun islasıni yabani domuzlar yer."

(Armudun iyisini ayı/yabani domuz yer.) Hayatta genellikle iyi şeylerin, onların kıymetini bilmeyen ehliyetsiz kişilerin eline geçtiğini ifade eden ve Anadolu'da da birebir aynısı kullanılan bir sitemdir.

  • "Akıl pareylen alınmas."

(Akıl parayla alınmaz.) Bilgeliğin ve yaşam tecrübesinin maddi zenginlikten çok daha üstün olduğunu vurgular.

  • "Domuzdan post, g(y)aurdan dost olmas."

(Domuzdan post, gavurdan dost olmaz.) Balkan coğrafyasının zorlu etnik mücadeleleri ve savaşları sırasında Müslüman halkın (Torbeşlerin) Hristiyan komşularına karşı geliştirdiği tarihsel bir savunma/güvenlik refleksidir.

  • "Eşege binmeden ayaklarıni sallama."

(Eşeğe binmeden ayaklarını sallama.) Bir iş henüz sonuçlanmadan, o iş olmuş bitmiş gibi erken sevinç gösterileri yapmamayı öğütler.

  • "Kusursus dost arayan, dossus kalır."

(Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.) İnsan doğasının kusurlu olduğunu kabullenmeyi ve hoşgörüyü tavsiye eder.

  • "Oyle başa oyle traş."

(Böyle başa böyle tıraş.) Kişinin layık olduğu, hak ettiği muameleyi göreceğini belirtir.

Makedonca-Slavca Özdeyişlerin Kullanımı

Torbeşler, tamamen Slavca (Makedonca) kelimelerle kurulmuş ancak kendi inanç dünyalarına entegre ettikleri bölgesel atasözlerini de sıklıkla kullanırlar:

  • "Dobrata rabota sama se fali." (İyi iş kendi kendini över / belli eder.) İnsanın yaptığı iyiliklerle övünmesine gerek olmadığını, mütevazılığın önemini anlatır.
  • "Majka si e majka, kolku i da te machi." (Ne kadar kızdırsa/bıktırsa da anne, annedir.) Ataerkil ve geniş aile yapısında annenin ne olursa olsun saygı duyulması gereken en kutsal varlık olduğunu ifade eder.
  • "Koj sto see, toj sto zhne." (Ne eken, onu biçer.) İslami bir inanç olan "herkesin amelinin karşılığını göreceği" fikrinin Slav dilindeki karşılığıdır.
  • "Kamenot se temi so trenje." (Taş sürtünmeyle/aşınmayla yontulur.) Israrın, emeğin ve sabrın en sert engelleri bile aşabileceğini belirtir.

Bilmeceler (Gatanki) ve Sosyal Zekâ Oyunları

Balkanlardaki Sephardik Yahudiler, Pomaklar ve Torbeşler gibi azınlık topluluklarında "bilmece" (gatanki / adivinanzas), sadece çocukları eğlendiren bir oyun değil, aynı zamanda gençlerin zekâsını, doğayı tanıma yeteneklerini ve sosyal becerilerini ölçen bir yetişkinleşme sınavı olarak kabul edilmiştir.

Kulla adı verilen çok katlı taş evlerdeki uzun kış buluşmalarında (muhabbetlerde), gençler ve yaşlılar karşılıklı bilmece atışmaları yaparlardı. Bilmeceler, soyut mantık yürütme, referansları bulma ve metaforları çözme üzerine kurulu bir nevi sözlü "saklambaç" oyunudur.

Bilmecelerdeki Kalıp Sözler ve Formüller

Torbeş ve genel Balkan sözlü edebiyatında bilmeceler düz bir soru olarak değil, tekerleme ve şiirsel bir giriş-gelişme-ceza formatında sorulur:

  • Giriş (Davet): Bilmece genellikle dinleyicinin dikkatini çekecek bir kalıpla başlar. "Bir acayip nesne gördüm..." veya "Karşıdan baktım dev gibi...".
  • Sınama ve Ceza/Ödül Formülü: Soruyu sorduktan sonra bilmecenin sonuna şaka yollu bir ceza veya tehdit eklenir. Örneğin; "Bunu bilsen al yüz köyü" (bilirsen sana yüz tane köy bağışlarım) veya tam tersi "Bilen bilsin, bilmeyen kırk köy versin / bilmeyen şar (şehir) versin" şeklinde iddialı bitişler yapılır. Bilemeyen kişinin zekâsıyla "bunu bilmeyen ahmak, bunu bilmeyen geveze" şeklinde tatlı sert alay edilir.

Torbeş kültüründe İstanbul'un (İslambol'un) yeri çok özeldir; anavatandan çok uzakta, refahın ve padişahın merkezi olarak görülen İstanbul, bilmecelerde ulaşılamayan ufuk çizgisi veya bir zenginlik metaforu olarak sıkça yer almıştır.

Sonuç

Naşinci atasözleri ve bilmeceler, Torbeş halkının asırlar boyunca devlet kurumlarından ve yazılı eğitimden uzak kalmasına rağmen, kültürel kodlarını ve ahlaki değerlerini zihinlerde ne kadar kusursuz bir şekilde arşivlediğinin en canlı kanıtıdır. Bu sözler, kimliğin sadece kan bağıyla değil, "ortak hafıza" ve "dil" etrafında paylaşılan hikâyelerle inşa edildiğini göstermektedir.

Kaynakça

  • [1]Macedonian Encyclopedia, "Proverb/Poslovica", Folklorik İncelemeler.
  • [2] Novik, A. & Sobolev, A., "Golloborda (Golo Bordo) İncelemeleri: Dil ve Etnik Kimlik".
  • [3] Yakuphanoğlu, H., "Makedonya Türklerince Kullanılan Atasözleri ve Dil Özellikleri".
  • [4] Pozena Translation Institute, "Macedonian Folk Proverbs and Translations".
  • [5] Vidaković-Petrov, K., "Oral Tradition and Riddles in Macedonia".
  • [6] Karademir, F., "Bilmecelerde Kalıp Kullanımı", Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezi.
  • [7] Goce Delcev Üniversitesi, Palimpsest Dergisi, "Makedon Atasözleri ve Bilmecelerinde İstanbul Algısı".